Hayal Ettiğim ve Gerçekleşen!

24 Ekim 2020

İnsan kendisi için bir şeyler yapmaya başlayınca, sanıyor hooop hemen iyi şeyler olacak. Canlarım keşke öyle olsa, ama değil. Evet tek bir yoga dersinden ya da nefes seansından herhangi biri çok iyi hissederek çıkabilir. Başka biri de çok iyi hissederek çıkmayabilir. Bu 2 kişi farklı insanlardır ve farklı tepkiler verecektir zihinleri ve bedenleri.

Yine aynı şekilde, aynı kişi bile aynı deneyime her seferinde aynı tepkiyi vermeyecektir tecrübeme göre. Yani nasıl verebilir ki? Bizler her hücremizle her an değişiyoruz.

2 gündür odamda eski evrakları düzeltiyorum, elime yıllar önce psikoloğumun isteği üzerine yazdığım bir yazı çıktı. Bana zihnimdeki eleştirel ve olumsuz sesle konuşup bir diyalog gibi yazmamı söylemişti. Sonuç: şimdiyle aradaki tek fark artık o sesle daha hızlı ve dürüst bir bağlantım var. Bir yere gitmedi hala duyabiliyorum kendisini. O zamanlar sanmıştım ki, terapinin sonunda o sesle can ciğer kuzu sarması olacağız. Olmadık henüz. Olur muyuz bilmem. Şunu artık kabullendim ki, adına siz “kişisel gelişim” deyin, ben “aydınlanma”, bu yolculuk, ömürlük bir şey. Ve görselde anlatmaya çalıştığım gibi (nasıl becerebilmiş miyim?) pek de umduğumuz gibi geçmiyor. Çok keyifli olacak, kahvemi içerek cafelerde günlüğüme notlar alacağım falan dediğiniz süreç, genelde hayatı sorguladığınız, canınızı yakan, farklı bir yoldan gitmek istediğiniz için insanların sizi hafif uçuk, hayatı ciddiye almayan biri olarak gördüğü bir tecrübe olabiliyor.

Eskiden, “ben niye herkes gibi değilim, neden mutsuzum” diye sorup duruyordum kendime. İşimi sevmesem de güzel bir hayatım var diyordum. Ailem var, dostlarım var. Ben neden herkes gibi elimdekilerle mutlu olamıyorum diyordum. Artık demiyorum. Artık herkes gibi olma ihtiyacı hissetmiyorum çünkü, hepimiz farklıyız ve sürekli değişiyoruz. İhtiyaçlarımız da farklı.

Kendiniz için bir şeyler yapmak çok güzel. Neye başladıysanız cesaretle sürdürün. Ama o yol size doğru gelmiyorsa o yolu değiştirin. Benim terapistim konusunda yaptığım gibi. Okuduğunuz kitap sarmadıysa okumayın, ucunda sınav yok. Bir şeyin size faydadan çok zararı dokunuyorsa, biri sizi mutlu etmekten çok üzüyorsa, başka bir yol var hep.

Yine de bazı yolların emekle yürünmesi lazım ve bir kez o yolun sizin yolunuz olduğunu anladıysanız, yol zorlu da olsa, hatta görseldeki gibi bacaklarınız yanana kadar merdiven çıkmak zorunda kalsanız da ve o merdivenler hiç bitmeyecek gibi olsa da unutmayın, manzarayı güzel kılan tırmanıştır.

Emek emek yürüdüğünüz bu yolun, sizin ve bütünün hayrına olmasını dilerim. Yolunuz açık olsun. Not: Ben bir yolda yürümüyorum ki, bu ne ki şimdi diyenler, siz de bir yol yürüyorsunuz da, eğer seçmediğiniz bir yolsa bu, yolunuz yol değil ben diyeyim! 🙂

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply