Hakkında

BURASI NERESİ?

Buraya nereden geldin bilmiyorum ama gerçekten doğru yerdesin. Çünkü ben de senin gibi benim için önemli şeylere başlamakta zorlandığım için bu alan adını aldım. Açıkçası bana ilham vermesini umdum. Ve belki başkalarına yazdıklarımla ilham veririm diye düşündüm. Belki de bana ilham veren insanlarla tanışırım dedim… Bir alan adından amma umutlanmışım değil mi? 🙂

Sonuçta bu blogu yazmaya başlamam uzun zaman aldı. Ama zaten acelem yoktu. Bu süreçte hayatımda epey şey değişti. Bu bloga başlamayı ertelerken başka şeylere başladım. Hiçbiri bitmedi ama bitecek şeyler de değil çoğu. Hayatta özellikle de geçmişte olan şeylere kafa yormak taraftarı değilim. Bugün ne yaşıyorsak en çok ona odaklanmalıyız bence. Ama her zaman hedeflerimiz olmalı hayatta. Bizi mutlu edecek hedefler. Bir şeylere başlamak bu yüzden önemli. Devam etmek de, sabırla, korkmadan, yılmadan…

Bizi mutlu eden şeyler yapmanın ve düşünmenin önemine inanıyorum. Yaşam enerjimizin yüksek olması bence buna bağlı. Sadece pozitif düşünmek değil pozitif yaşamaktan ve biraz bencil olmaktan bahsediyorum. İşte şu anda bu bloga “başlarken” aklımdan geçenler bunlar. Bu konuda ve her konuda önyargılarımızdan ve korkularımızdan uzaklaşıp, hayatta her şeye en az bir şans tanımalıyız. Her şey derken, bizi mutlu edecek bize bir şey kazandıracak, bizi değiştirecek her şeye.

Oğuz Atay’ın okuruna seslendiği gibi sesleniyorum sana, ey okur, blogu okumaya nerden başladın bilmiyorum (nereden diye yazılır ama alan adı yoktu ne yapalım). Ama her neresinden başlarsan başla, okuyup geçme, bir yorum yaz, bir şeyler söyle, olmadı paylaş bir sevdiğinle. Hepimizin mutlulukları çoğaltmaya başlaması dileğiyle.

KİM YAZIYOR?

Birçoğumuz gibi kendime hayalimin ne olduğunu telaffuz etmem yıllarımı aldı. Öğrencilik yıllarımdan itibaren turizm, tekstil, ihracat gibi insanın yüreğini tüketen sektörlerde çalıştıktan sonra birden işten ayrıldım. Üstelik ne yapacağıma karar falan vermiş değildim. Bir orta yaş krizinin eşiğinde olduğumu düşünürken liseden tanıdığım ve çok sevdiğim bir abimin reklam ajansında staj yapmaya başladım. Battal boy bir stajyer olmaktan hiç utanmadım çünkü bilmediğiniz bir işi öğrenmenin en iyi yolu bu. Önce metin yazarlığı ve içerik yönetimi sonra müşteri temsilciliği ve şimdi müşteri direktörlüğü yapıyorum. Birkaç yılda bence birçok insanın yıllarca öğrenemediği şeyleri öğrenme fırsatım oldu. Ve nihayet sürekli bir şeyler öğrenmekten keyif duyduğum bir sektörde çalışıyorum.

Son yıllarda farkettiğim tek şey yazmakla ilgili hayalimin bir hayal olarak kalmasının suçunu hep başkalarında ve şartlarda aramamın saçmalığı oldu. Çünkü benim filmlerde gördüğüm yazarlar yazmak için bol bol boş vakti olan insanlardı. Sabahtan akşama kadar çalışan biri nasıl oturup bir de yazı yazabilirdi ki…Bu düşüncemin saçmalığını anladıktan sonra bile üstesinden gelmem uzun zaman aldı. Ama işte karşındayım sevgili okur. Ve şimdi beni biraz daha iyi tanıdığına göre artık başlayalım.