Sessizliğin İyileştirici Yanını Keşfedin!

May 30, 2020

İyileşme kendini ifade etmekle başlar dense de sessizliğin de kendine has iyileştirici bir etkisi olduğuna inanıyorum. Diyelim ki canınızı sıkan bir şeyler var. Derdinizi bir dostunuza anlatsanız size ya bir çözüm önerecek, ya da sizinle beraber bu duruma üzülecek ve sizin daha da fazla üzülmenize neden olacak. Peki ya anlatmazsak ne olur? Sessizlik bizi iyileştirebilir mi? Anlatmadan, paylaşmadan iyileşmemiz mümkün mü?

SUSMAK DİNLEMEKTİR: Bazen ne olduğunu kendimiz bile anlamadan konuşmaya başlıyoruz. Aklımıza gelenleri arka arkaya sıralıyoruz. Karşımızdaki kişi de söylediğimiz her şeye reaksiyon vermeye başlıyor. İşin gidişatı karşımızdakinin kim olduğu, bizi ne kadar tanıdığı, o gün hangi ruh halinde olduğuna göre değişebiliyor. Benim tavsiyem her şeyi önce kendinize anlatmanız yönünde. Sonra muhattabı ile paylaşmanız gerektiğini hissediyorsanız paylaşabilirsiniz elbette. Ancak her zaman ilk konuşan değil ilk dinleyen olmanın anlamak için daha iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Üstelik iyi bir dinleyici olmak iyi bir konuşmacı olmak kadar zor ve üzerinde çalışmayı gerektiren bir konu.

SESSİZLİK EGZERSİZLERİ: Bugün birçok kişi sessizlik kuralı olan inzivalara aşina. Belli bir süre, bazı kurallara bağlı şekilde sessiz kalınan bu birkaç günlük inzivalarda meditasyonlar yapılıyor ve katılımcılar içe dönmeye ve çözümü içeride aramaya yönlendiriliyor. Bu inzivalardan birine katılabileceğiniz gibi siz de kendi evinizin konforunda bazı küçük denemeler yapabilirsiniz. Birkaç saat konuşmamak size nasıl hissettirecek bir deneyin bakalım. Genelde bu inzivalarda kitap, telefon vb. şeylerin de kullanılmaması isteniyor. O yüzden siz de denemenizi bir hafta sonu yapabilirsiniz. Birlikte yaşadığınız ve çalıştığınız kişileri önceden uyarmayı unutmayın. 🙂

GÜRÜLTÜDEN UZAKLAŞMAK: Şehir hayatı inanılmaz gürültülü. Karantina boyunca komşularımın ne kadar gürültü yaptığına inanmakta güçlük çektim. Eğer sizin de eviniz farklı gürültülerle dolup taşıyorsa, daha sessiz bir ortam yaratmak için evdekiler ile işbirliği yapın. Çocuklu aileler için sessizliğin zor olduğunun bilincindeyim. Ancak konuşma sesimizin bile ne kadar yüksek olduğuna biz karar veriyoruz. Minimum gürültü için yapabildiğiniz küçük değişiklikleri yapmanız bile büyük fark yaratacak. Elbette araba sürerken daha az korna çalın, daha az sesinizi yükseltin ve ev içinde daha sessiz hareket etmeye çalışın. Genel tercihinizi daha sessiz ve sakin mekanlardan yana yapın ve sessizliğin tadını çıkarın.

SUSMAK DİNLENMEKTİR: Yorgun olduğunuzda, bu ister fiziksel, ister zihinsel, ister duygusal bir yorgunluk olsun, sessizliği deneyimleyin. Kısa cevaplar verin, soru sorulmadıkça konuşmayın. Konuşmak yerine izleyin, dinleyin ve deneyiminizi değerlendirin. Susmayı bir dinlenme süresi olarak kullanın. Kafanızda cevaplar hazırlamak yerine, hiçbir şey söylememenin rahatlığını yaşayın. Çoğu zaman bir şey söylemek zorunda hissetmemizin temelinde hakkımızda kötü düşünüleceği korkusu yatar. Başkalarının bizimle ilgili ne düşündüğünü umursamayı bıraktığımızda bu korkudan özgürleşiriz.

SESLERİ SUSTURUN: Hepimizin kafasının içinde farklı sesler var. Bunlar çocukluğumuzdan beri bize öğretilen veya bizim doğru olduğuna inandığımız inançlar, doğru olduğunu sandığımız düşünceler ve kendimize anlattığımız hikayeler. Onları da susturmayı öğrenin. Onları susturdukça yıllarca bastırdığınız ve size aslında ne yapmanız gerektiğini söyleyen sesi duyabileceksiniz.

Sessizliğin şifasına inanıyor musunuz? Yukarıda okuyup denemeyi düşündüğünüz bir yöntem var mı? Sizin kendi hayatınızda sessizlikle ilgili deneyimleriniz neler, yorumlarda benimle paylaşır mısınız?

 

 

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply