Neden Düşündüklerimiz Yaptıklarımızdan Daha Önemli?

May 27, 2020

Bir gün içinde düşündüğümüz ve yaptığımız şeyleri göz önünde bulundurduğumuzda, yaptıklarımız bize neden daha önemli geliyor? Belki de bir şeyleri tamamlama ihtiyacındandır. Ancak şu bir gerçek ki zaman zaman yaptıklarımız ve düşündüklerimiz çelişebiliyor. Bunu en iyi gözlemleyebileceğimiz alanlardan birisi eğitim. Bir öğrenci motive bir şekilde program yapıp dersinin başına oturabilir ancak yoruldukça ve zorlanmaya başladıkça motivasyonu düşer, olumsuz düşünceler zihnine doluşmaya başlar, yorulan zihin çalışılan konuya odaklanmayı zorlaştırır. Zihin yoruldukça, en iyi bildiği alana yani olumsuzluğa kaymaya başlar.

Burdan sonrasını şöyle tarif edebilirim. Olumsuz düşündükçe olumsuz şeyler yaşanmaya başlanır. Tıpkı üniversitede defalarca Latince’den sınıfta kalışım gibi! Olumsuz inanç ve düşüncelerimiz o kadar güçlüler ki, onlara fırsat verdiğimizde artık ne yaptığımızın bir önemi yok. Bunun bir başka örneğini de birçok kişi kilo vermekle ilgili yaşıyor. Hatta buna ben de dahilim. Bir konuda olumsuz bir düşünce kalıbına sahip olduğunuzu hissettiğiniz veya fark ettiğiniz zaman, ilk önce şunu hatırlayın, bulunduğunuz bu noktadan bir şey yapmanız mümkün değil. O yüzden ilk yapmanız gereken, aksiyon almak değil. İlk yapmanız gereken bu konudaki olumsuz düşüncelerinizi sorgulamak.

İkinci yapmanız gereken şey ise büyük silahları çıkartmak. Yani olumsuz düşüncelerin ezeli düşmanı olan neşe, keyif ve mutluluktan bahsediyorum. Mmmm, peki kötü hissediyorken birden nasıl iyi hissedeceğim ki, bu imkansız görünüyor diyebilirsiniz. Bunu Abraham Hicks radyonun düğmesini çevirip farklı bir radyo frekansına ayarlamaya benzetiyor. Belli ki şu anda açık olan kanalda çalan şarkı size iyi hissettirmiyor. O zaman neden ısrarla bu kanalı dinliyorsunuz? Farklı bir kanal açın, yani başka bir şeyler düşünün. Sizi mutlu eden bir şey düşünün. Diyelim ki diyetiniz iyi gitmiyor. İyi gitmediğini düşünmenin size ne faydası var? Hiç yok değil mi? Peki bunun yerine sağlıklı beslendiğinizde ne kadar enerjik, kilo verdiğinizde ne kadar mutlu olduğunuza odaklanmayı seçseniz, başarmak istediğiniz hedefiniz neyse onu neden bu kadar sevdiğinize odaklansanız, ve şu ana kadarki sözde başarısızlığınızın bir öğrenme deneyimi olduğunu kabul etseniz ve bundan sonrasında yapacaklarınıza odaklansanız, daha keyifli olmaz mı?

Aslında çözüm basit, hedefimizi düşüneceğiz ve onunla ilgili sevdiğimiz, eğlendiğimiz, bizi mutlu eden şeyleri düşüneceğiz. Sürekli onları düşüneceğiz ve aklımıza başarısızlık korkusuyla ilgili düşünceler geldiği zaman, biz yine, başardığımızda ne kadar mutlu olacağımızı düşüneceğiz. Başarısızlıkla ilgili düşünceleri -aklımıza her geldiklerinde- hedefimizle ilgili bizi mutlu eden düşüncelerle değiştireceğiz ve şunu hatırlayacağız: elimizden geleni yaptığımız halde sonuç yine de istediğimiz gibi olmadıysa, bu mutlaka bizim için çok daha iyi şeylerin yolda olduğunun bir göstergesidir.

Sevgili okur, sen ne dersin? Düşüncelerimizin eylemlerimizden daha güçlü olduğuna sen de inanıyor musun? Yorumlarını ve düşüncelerini benimle aşağıda paylaşırsan çok sevinirim.

 

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply