Zoom Toplantıları Neden Yaşam Enerjimizi Emiyor?

May 21, 2020

Karantina ilk başladığında, ya iyi ki Zoom var, uzakları yakın ediyor diye düşünmüştüm. Daha önce Zoom’u eğitim ya da iş için kullandığım olmuştu. Ancak karantina süresince herkes gibi ben de hem iş hem eğitim hem dostlarımla sosyalleşme için kullandım. Hatta doğum günümde bile dostlarımla yeni yaşımı Zoom üzerinden kutladık.

Başlarda tam anlayamasam da sonra fark ettim ki ne zaman Zoom ile bir görüşme yapsam, sonrasında sanki enerjim çekilmiş gibi oluyor. Günde 1 taneden fazla görüşme yaparsam ne olacağını da geçtiğimiz Salı deneyimlemiş oldum (ne oluyor=> ruh halinin yerleri süpürmesi). Bu konuda yalnız olmadığımı tahmin ediyorum. Hatta benim kadar şanslı olmayıp tüm gün bir toplantıdan diğerine geçiş yapan birçok insan var. Peki videolu görüşmelerde bu kadar yorucu ve yıpratıcı olan ne? Gelin bir bakalım.

KONUŞURKEN KENDİ YÜZÜNÜ GÖRMEK: Bu kadar yabancı bir duygu olabilir mi? Normalde bir insanla konuşurken sadece onu görüyorsunuz ancak video konferans esnasında (videonuz açıksa) kendinizi de görüyorsunuz. Bunu inanılmaz rahatsız edici buluyorum. Hem sürekli insanın dikkatini dağıtıyor, hem de görünüşümle ilgili gerekli olandan fazla bir farkındalık sağlıyor.

İNSANLARI OKUMAYA VE ANLAMAYA ÇALIŞMAK: Arkadaşlarınız veya iş arkadaşlarınızla fiziksel olarak beraberken onları okumakta zorlanmazsınız. Ancak onlar bir ekranda yan yana adeta hareketli birer vesikalık şeklinde dururken onları okumaya ve anlamaya çalışmak çok zor. Aynı anda söylediklerini anlamaya çalışmaktan bahsetmiyorum bile. Üstelik video toplantılarında odaklanmak da normalde fiziksel bir toplantıda odaklanmaktan daha zor çünkü bir şey kaçırsanız dönüp yanınızdakine sorma şansınız yok. İnsanların tüm vücutlarını görmediğimiz için vücut dillerine de anlam veremiyoruz.

TAKLİTLER ASLINI YAŞATMIYOR: Ne yazık ki video görüşmeleri benim uzaklık algımı ve ayrılık hissini depreştiriyor. Yani tek yakınlık boyutu Zoom olduğunda sanki duyduğum özlem artıyor. Sanki görüp de dokunamamak sadece telefonla konuşmaktan daha yıpratıcı benim için. Bir insanın görüntüsünü görüyorum ama aslında onu tam olarak görüyormuşum gibi olmuyor.

ALGIMIZA AŞIRI YÜKLENMEK: Ofiste bir toplantıda veya arkadaşlarımızla bir arada olduğumuzda aynı yerde yani aynı mekanda oluyoruz. Ancak bir video görüşmesinde herkes kendi evinden bağlanıyor. Bu da demek oluyor ki beynimiz biz farkında olmasak da o küçük karelerin içindeki herkesi arkasında bulunan detaylarla algılıyor. Nasıl bir koltukta oturuyor, arkasında kitaplık mı var, ışık nasıl geliyor? Özelikle 10 kişiden fazla katılımcı olan toplantılar sonrası müthiş bir zihin yorgunluğu yaşıyorum. :/

Peki ne yapalım? Bir görüşmeden diğerine geçerken enerjimizi nasıl koruyalım? Naçizane birkaç tavsiyemi aşağıda paylaşıyorum.

-Ekran görüntünüzü kapatın: Kameranızı da kapatabilirsiniz ancak bunu yapamayacağınız bir görüşmedeyseniz kendi görüntünüzü kapatabilirsiniz. Bu sayede kendi saçınıza başınıza gıdınıza (benim gibi!) odaklanmaktan kurtulup rahatlayabilirsiniz. 😛

-Günde belli bir toplantı sayısının üzerine çıkmayın: Eğer şansınız varsa toplantılarınızın arasına boşluklar koyun ve kendinizi dinlendirin. Seçme şansınız olmayan zamanlar olabilir ama mesela geçen gün, saatlerini kendi belirlediğim 2 toplantı sırf dalgınlığım yüzünden arka arkaya denk geldi. Dikkatli olup, seçebildiğimiz zamanlarda mantıklı bir şekilde program yapabiliriz.

-Zoom son çare olsun: Farklı yollardan çözebiliyorsanız direkt Zoom toplantısı organize etmeyin. Sevdiklerinize telefon da edebilirsiniz arada, her şey video ile olmak zorunda değil. İşle ilgili bazı konuları maille çözmeyi deneyin. Son çare Zoom olsun.

-Sürelere dikkat edin: Toplantılar sırasında konsantrasyon güçlüğü yaşıyorsanız toplantı sürelerini kısa tutmaya çalışın elinizden geldiğince. Toplu bir görüşme sırasında modunuzun düştüğünü hissederseniz erken ayrılabilirsiniz veda ederek. Partiden sonuna kadar kalmanız şart değil. 🙂

-Hayır demekten utanmayın: İlk başlarda, katılmazsam ayıp olur çekincesi ile sosyal alanda davet edildiğim her şeye katılmaya çalışıyordum. Sonra fark ettim ki bu görüşmelerden olumsuz etkileniyorum, iyi hissetmediğimde katılmamaya başladım. Hiçbir şey sizin ruh sağlığınızdan önemli değil. Gerekirse katılmayın, daha sonra iyi hissedince arkadaşlarınızı telefonla arar görüşürsünüz. Çevrenizdekilere zor günler geçirdiğinizi belirtmekten çekinmeyin. Bu gemide beraberiz, kimse hayatının en güzel günlerini yaşamıyor. Bu günler de geçecek.

-Ortamına göre hazırlanın: Zoom’un hem arkadaşlarınızla keyifli zaman geçirmek hem de iş toplantıları için kullanılmasını can sıkıcı buluyorum. İkisini birbirinden ayırmak için arkadaşlarınızla olan görüşmelere farklı bir atmosfer katabilirsiniz. Bir mum yakın, yanınıza bir içecek alın, belki biraz makyaj yapın. Yani gerçekten arkadaşlarınızla buluşuyormuşsunuz gibi hazırlanın. İş için olan buluşmalarda bilgisayarınızdaki diğer sekmeleri kapatın, odaklanın, gerekirse bir deftere notlar alın. Ortamınızı iş ortamı haline getirip dikkat dağıtıcı öğeleri ortadan kaldırın.

Zoom uzun bir süre daha hayatımızda olacak o yüzden ona alışsak iyi olur. 🙂 Siz Zoom görüşmeleri hakkında ne hissediyorsunuz? Size de enerjiniz vakumla çekiliyor gibi geliyor mu? Yukarıda bende işe yarayan bazı şeyleri saydım, ama sizin de önerileriniz varsa yorumlarda paylaşırsanız harika olur.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply