2018’de Sadece Önemli Şeylere Odaklanın!

Her yeni yılın başında bu yıl daha düzenli birisi olacağım diye kendime söz veriyorum ama organizasyon için çok fazla araç kullandığım için bir yerden sonra bu benim için çok zor olmaya başladı. En sonunda aslında kullandığım yöntemlerin sadece takvime önemli günleri kaydetmek ve çeşitli yapılacaklar listeleri oluşturmak olduğunu ve aslında bu ikisini buluşturan bir yöntem olduğunu farkettim. Üstelik dünyada da Türkiye’de de oldukça popüler.

Bahsedeceğim yöntemi çoktan duymuş olabilirsiniz. İsmi “Bullet Journal”. 2013 yılında Ryder Carroll isimli Amerikalı bir dijital ürün tasarımcısı tarafından ortaya konulan sistem madde imleri ile günlük, haftalık, aylık yapılacakları yönetmenizi sağlıyor. Ryder bu sisteme dijital çağ için analog çözüm derken haksız değil çünkü Bullet Journal sizin kendi ajandanızı elle yazarak oluşturmanızdan ibaret. Babamın oğlu gibi ilk ismiyle bahsettiğim Ryder aslında öğrenme bozukluğu olan bir insan olduğu için odaklanmayı kolaylaştıran bu yöntemi icat edene kadar epey fazla şey denemiş.

Bana göre Bullet Journal’ın en harika yönleri ise şunlar:

  • Sizi standart ajandalar gibi bir yazı alanı ile sınırlamıyor.
  • “Migration” (göç) denen basamak sayesinde yapamadıklarınız unutulmuyor.
  • Sayfa sıralamasını ve numaralarını siz belirlediğiniz için araya farklı konularda listeler (koleksiyonlar) ekleyebiliyorsunuz. Bunu aşağıda detaylı yazacağım.
  • Hem takvim, hem de yapılacaklar listesi şeklinde kullanmanızı sağlıyor, her şeyiniz hep tek yerde oluyor.
  • Kazanmak istediğiniz alışkanlıkları ve kendinize koyduğunuz hedefleri takip etmek için mükemmel bir yöntem.
  • Geçirdiğiniz yılı değerlendirmek için faydalı bir araç.

BAŞLAMAK İÇİN NE LAZIM?

Google, Instagram ve Pinterest’e “Bullet Journal” yazınca acayip süslü şeyler (hem de el yapımı!) gelmesine aldırış etmezseniz aslında başlangıçta tek ihtiyacınız olan şeyler bir defter ve kalem. Ama her konuda olduğu gibi bu konuda da bir sektör oluşmuş durumda ve kırtasiye çılgınları renkli kalemler ve süslü yazılar ile interneti ele geçirmişler. Şaka bir yana yapılan işleri hayranlıkla izliyorum, müthiş yaratıcı şeyler var. Bence işin fonksiyonel tarafından biraz uzaklaşmış bazıları. Ama düşününce bu günlük işini terapi gibi kullandıkları söylenebilir. Kim bilir, belki acemiliğimi atınca ben de çiziktiririm bir şeyler onların çizimlerine baka baka 🙂

Defter boyutuna gelelim. İdeali, her yere yanınızda taşıyabileceğiniz boyutta ve sağlamlıkta (A5) bir defter (çizgili, kareli ya da noktalı) ve zamanla silinmeyecek ama arka sayfaya da geçmeyecek bir tükenmez kalem ve bir cetvel. Ben silinebilir tükenmez kalem tavsiye edeceğim, böylece gerekli durumlarda sayfa yırtmanıza gerek olmadan hatalarınızı silebilirsiniz. Bu arada Bullet Journal’a özel hazır noktalı defterler de var hamur kalitesi daha yüksek. Ama dediğim gibi bu yatırımı yapmadan deneyip görmeniz daha mantıklı bence. Evde yarım kalmış bir defterle bile başlayabilirsiniz.

BAŞLARKEN İLK VE ÖNEMLİ ADIMLAR:

Bullet journal ile ilgili tüm okuduklarınızda başlangıçta orijinal kaynağına göz atmanızın söylenmesinin bir sebebi var. Hiç kimse konuyu Ryder kadar iyi anlatamamış. Ben de ilk orijinal web sitesinden okuyarak başladım. Buraya tıklayarak başlamak için neler yapmanız gerektiğini okuyabilirsiniz. Aslında konu ile ilgili çok güzel Türkçe makaleler de var. Google’da aratabilirsiniz.  Ama ben İngilizce bilmeyenler için çok basit bir özet geçeceğim. Bu işte ben de yeni olduğum ve kullanarak öğrenmeye başladığım için ileride bu yazıya editler yapabilir veya yeni bir yazıda nasıl gittiğiyle ilgili özet geçebilirim.

1.) Kurulum: Bu aşama aslında Anahtar sayfası ve İçindekiler sayfasından oluşuyor. Ajandanızda İçindekiler sayfası hariç, Anahtar sayfası dahil her sayfaya numara verip İçindekiler sayfasına yazmanız gerekli. Anahtar sayfasında ise ileride haftalık, aylık ve günlük görevlerin yanına koyacağınız sembollerin anlamlarını not edeceksiniz. Öğrenene kadar işinize yarayacağı kesin.

2.) Yıllık görünüm, aylık görünüm, haftalık görünüm ve günlük görünüm şeklinde bir hiyerarşi var. Yıllık görünüm şart. Aylık görünüm her ay geldiğinde yazacaksınız. Sonrasında haftalık ve nihayetinde günlük. Günlük listeniz çok kısa da olabilir. Gün bitince sayfa değiştirmeden tarih atıp yeni güne geçiyorsunuz.

3.) Koleksiyonlar: Normal ajanda ve takvim fonksiyonu dışında Bullet Journal size farklı konu ve projeleri listelerle takip etme imkanı sunuyor. Kilo takibinden, bütçe takibine, izlemek istediğiniz filmlerden, görmek istediğiniz yerlere kadar listeler oluşturabilir alışkanlık kazanmak istediğiniz konularda aylık ya da yıllık takip tabloları çizerek ekleyebilirsiniz. Cetvelinizle çizmek yeterli. Excel gibi düşünün 🙂

4.) Bir ayı tamamladığınızda görevlere atadığınız semboller önem kazanıyor. Hangi görevler bitmiş, hangilerini yeni bir tarihe ertelemişsiniz ve hangilerini yapmadığınız halde yeni aya taşımak isterseniz  ya da hangilerinden vazgeçtiniz (üzerini çiziyorsunuz) bu aşamada karar veriyorsunuz. Yeni aya taşınan görevlerin günü henüz bellli değilse onları ilk önce aylık görünüme yazıyorsunuz.

Bugüne kadar hazır ajandalardan verim almayı asla başaramadım. Bu yüzden yeni ve el yapımı ajandam beni müthiş heyecanlandırıyor. İçine ne istersem ekleyebileceğim. Ayrıca çok yoğun olmadığım zamanlarda küçük molalar verip devam edebileceğim ve tek bir sayfa bile ziyan olmuş olmayacak. Başlamak ve bitirmek için beni sınırlayan bir zaman da yok. Kullandıkça yeni şeyler öğrenebileceğim ve değişen ihtiyaçlarıma göre şekillendirebileceğim.

2018’in sizin için gerçekten önemli şeylere odaklanabildiğiniz, hayalleriniz için çalışmaya enerji ve zaman bulabildiğiniz bir yıl olmasını dilerim. Buraya kadar okuduysanız size koca bir teşekkür borçluyum! Yeni yazıda görüşmek üzere!

 

 

 

 

You Might Also Like

3 Comments

  • Reply Evrem December 24, 2017 at 5:41 pm

    Denemeli =) ama günümüzde teknoloji her yer şeyde olduğundan telefon ile yapılabilir gibi… biraz uğraş gerektirecek gibi…

    • Reply Evren December 24, 2017 at 5:42 pm

      Adımı da yanlış yazmayaydım iyiydi… =D

  • Reply whatshername January 4, 2018 at 8:24 pm

    Bir deneyin bence de, başta üşendirici görünse de telefonla yapmaktan çok daha kalıcı ve keyifli 🙂

  • Leave a Reply