Problemlerinizi Yazarak Çözün!

 

Çoğu zaman kendimi oldukça pozitif bir insan olarak görüyorum. Ama geçen ay anladım ki, düşündüğüm kadar pozitif olmadığım gibi bazen çok negatif de olabiliyorum, özellikle de işimle ilgili konularda.

Aslında hepimiz bazen negatif olabiliyoruz, bir şeylerden şikayet ediyoruz ya da bazı konularda dırdır ediyoruz. Ama farkında olmadığımız bir şey var. Hayatımızda olumsuz düşünceler ve sözler arttıkça, olumsuzluklar da artıyor. Ve siz buna ister karma deyin, ister çekim yasası negatif düşüncelerinizi azaltmayı başaramadığınız sürece, nedenini bile bilmediğiniz şekilde tatsızlıklar peşinizi bırakmıyor. Nerden mi biliyorum? Bizzat yaşadım da ordan!

Bu yazıya başlarken kendinizle ilgili, “ya ben hiç de olumsuz bir insan değilimdir” diye düşünüyor olabilirsiniz. Ama dedim ya ben de kendimi öyle görmüyordum zaten. Ama çok şükür yüzüme karşı düşündüklerini korkmadan söyleyecek insanlar var çevremde. Çünkü bazen sevdiklerimizi kırmamak adına onlara hatalarını göstermekten kaçınabiliyoruz.

Bu yazıda size kendinizi ummadığınız şekilde negatif bir modda bulduğunuz dönemlerde sizi rahatlatacak ve problemlerinizi çözmenize yardımcı olacak 5 yöntem ile tanıştıracağım. Bunları ben icat etmedim ama hepsini denedim ve hepsinin de işe yaradığını test ettim. Evet en sevdiğim şey yazmak. Yazmanın iyileştirici gücünü keşfettiğim günden beri yazıyorum. Bence yazmak “ay ben yazamam” diyenlerin de yapabileceği ve çok rahatlatan bir ifade biçimi. Şöyle bir bakın bakalım, belki bu yöntemlerden biri size göredir.

750 KELİME İLE RAHATLAMA

Size önce yıllar önce keşfettiğim bir yöntemden bahsedeceğim. Bu yöntemi ilk başta 750words.com diye bir site sayesinde keşfetmiştim. Julia Cameron’ın “Sanatçının Yolu” kitabından esinlenilmiş bu yöntemde her sabah uyanıp 750 kelime yazıyorsunuz. Neden 750 kelime? Bu ideal uzunluk ortalama 3 adet A4’e tekabül ediyor. Bende işe şu şekilde yaradı: başta uzun gelebilir 3 sayfa. Ama ilk başlarda göreve çok odaklanıyor ve pek amacına ulaşamıyorsunuz. Genelde 3. sayfada içinizi dökmüş ya da bir sonuca varmış oluyorsunuz. Yani bana 2 sayfa yeter demeyin. Ben en uzun 1 ay boyunca her gün yazmıştım ve açıkçası kendimle ilgili çok şey öğrenmiştim. Çok içine atan birisiyseniz şiddetle öneririm. Ne yazdığınızın önemi yok. Bu günlük gibi bir şey değil. Daha ziyade aklınıza gelen her şeyi yazın. Ama öyle yazın ki bir daha hiç kimse hatta siz bize bir daha okumayacakmışsınız gibi yazın. Kimseye anlatamadığınız ya da paylaşmayı sevmediğiniz konularda içgörü kazanmak için harika bir yöntem. Nasıl yapacaksınız, belirli bir süre boyunca her sabah 750 kelime yazacaksınız. Deneyin ve beni sonuçlardan haberdar edin! Julia Cameron bu yöntemin sporculardan CEO’lara kadar birçok insanda inanılmaz bir zihin berraklığı ve başarı getirdiğini de söylüyor kitabında. Ben onun yalancısıyım.

OLUMLU YÖNLER KİTABI

Uzun araştırmalarım sonucunda (yarım saat) bulduğum bir diğer yöntemi ise Youtube’da bir video sayesinde keşfettim. Ama daha sonra okuduğum bir kitapta da karşıma çıktı. İtiraf edeyim ilk başlarda işe yarayacağına çok da inanmadım. Ama sonra kendime bunu yaptırabildiğim zamanlarda hep %100 iyi sonuçlar aldım. Mesela aramın iyi olmadığı kişilerle aram düzeldi ya da bir şekilde aramızdaki sorun ortadan kalktı. Ama kendime bunu yaptırabildiğim zamanlarda diyorum bakın. Çünkü bazen içimden gelmiyordu. Yakın zamandaysa hafta içi her sabah yapmaya başladım.

Bu yöntem şöyle, adına ” Olumlu Yönler Kitabım” dediğiniz bir defter tutuyorsunuz. Defteri iki şekilde kullanıyorsunuz. Hakkında olumlu şeyler hissettiğiniz bir konu hakkında başlık atıp altına o şeyi /kişiyi neden sevdiğinizi anlatmaya başlıyorsunuz. Bazen de hakkında gergin olduğunuz bir konu ya da aranızın iyi olmadığı bir kişiyi başlık atıp onunla ilgili aklınıza gelen 10 olumlu şeyi yazıyorsunuz. Sırf olumlu olsun diye yalan yanlış şeyler yazamazsınız. İlle de olumlu ve gerçek şeyleri düşünüp bulup inanarak yazmalısınız. Bazen gerçekten zor oluyor. Ama bir süre sonra açılıyor insan inanın. Olaya çok şahsi bakmamayı öğrenmelisiniz sadece. Mesela bu geçinemediğiniz birisiyse ben ona tarafsız bakmaya çalışıyorum. Sanki onu yeni tanıyormuşum gibi. O zaman aramızda geçenleri unutunca onun olumlu yönlerini görmeye başlıyorum. Belki de o çok iyi bir ebeveyndir, çok düşünceli birisidir, detaylara dikkat etmesi aslında hataların olmasını engellemektedir…Olumlu şeylere odaklandıkça olumlu olayları çoğaltmayı amaçlıyoruz bu yöntemle. Ve size ne kadar işe yaradığını anlatmam yetmeyebilir, kendiniz denemelisiniz.

 

DUYGU DEFTERİ

Bu bana psikolog İlkay Kasatura’nın tavsiyesiydi. Kendisinin kitaplarını çok beğendiğim bir dönem, danışan olarak da birkaç görüşme yapmıştım. Benden adına “Duygu defteri” dediği bir defter tutmamı istemişti. Bu defteri sürekli yanımda taşıyor ve ne hissediyorsam içine yazıyordum. O sıralar kafam çok karışıktı. Ve 750 kelime yazmak yetmiyordu herhalde. 🙂 750 kelime ile uğraşacak vaktim yok diyorsanız, belki bu şekilde hislerinizi kısa kısa yazmak kendinizi anlamanıza yardımcı olur. Bazen “şu anda çok stresliyim sakin olmalıyım her şey yoluna girecek,” yazmak bile iyi gelebiliyor. Kendimize her türlü şeyi söylüyoruz. Bazen iç sesimiz çok acımasız olabiliyor. Bu defter görmezden geldiğimiz duyguları görmemize yardımcı oluyor ve o duyguları anlamamızı sağlıyor. Sonra yazdığınız satırlara tarafsız bir şekilde baktığınızda bazı gereksiz kırılganlıklarınızı ve endişelerinizi görüp ders alabiliyorsunuz. Kulağa biraz gereksiz şekilde duygusal geliyor. Hatta en çok adından nefret etmiştim o zamanlar! Iyyy duygular! falan olmuştum, ama işe yarıyor. Yani bende yaradı, bir denemeye değer ne dersiniz?

ŞÜKRAN GÜNLÜĞÜ

Kişisel gelişimle alakalı her yerde gördüğünüz bu yöntem de gerçekten işe yarıyor ve işin iyi tarafı aslında yazmadan da yapabilecek olmanız. Ama yazarsanız daha iyi olur. Haftada birkaç kez o günlerde olan ve sizi mutlu eden şeyleri not etmenizden ibaret aslında bu yöntem. Her gün yazmanıza gerek yok. Ve yazdığınız şeylerin çok büyük şeyler olmasına gerek yok. Yani bu iş arkadaşınızın siz istemeden kahve getirmesi de olabilir, indirimde istediğiniz şeyi bulmanız da, özlediğiniz bir arkadaşınızın araması da. Bazen hayatın temposuna kapılıp başımıza gelen güzel şeyleri ıskalıyoruz ya, işte bunları yazmak hatırlamak için harika bir yöntem. Böylece hafta bittiğinde sadece olumsuz şeyleri değil olumlu şeyleri de hatırlarız. Ve bu hafta çok yoruldum ama güzel şeyler de oldu diyebiliriz. 🙂

UYKU ÖNCESİ YAPILACAKLAR LİSTESİ

Bunu beklemiyordunuz değil mi? Çoğu insan güne başlayınca yapılacaklar listesi yapıyor. Ama aslında son zamanlarda keşfettim ki, bunu yatmadan önce hazırlamak daha doğru. Kimbilir belki siz zaten öyle yapıyorsunuz. Ama siz de benim gibi akşam üşenip sabaha bırakıyorsanız buna bir kulak verin. Akşam rutininize ertesi gün yapılacakların listesini de ekleyin. Böylece yatmadan ertesi gün yapmanız gerekenlerin bir çerçevesini çizmiş olacaksınız. Bu da stres seviyesinizi düşürecek (tabi gerçekçi bir liste yaptığınızı farzediyorum, yapmanız gereken her şeyi bir günde yapmaya çalışmayacaksınız değil mi?) ve stres seviyeniz düşünce daha olumlu düşünebileceksiniz. Yapılacaklar listenizi hazırladıktan sonra yarın sizi nelerin beklediğini bilerek huzurlu bir şekilde yatabilirsiniz. Ve uyanma saatinizi de gerekirse erkene çekmeyi hatırlayabilirsiniz. 🙂

İşiniz benim gibi yazıyla alakalı olmasa da, yazmanın rahatlatıcı yönünden faydalanabilir, yukarıdaki 5 yöntemden birini ya da hepsini kullanarak, daha olumlu, daha az kaygılı ve daha farkındalığı olan bir yaşam sürebilirsiniz. Önyargılı olmayın ve bir deneyin, ne de olsa hayatta her şeyi bir kez denemek lazım!

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply