Monthly Archives

February 2017

Zayıflamakla İlgili Kimsenin Söylemedikleri

Son 7 ayda 12 kilo verdim. Başlangıç kilomun 62,5 olduğunu düşünürsek benim için büyük bir değişim ve harika bir şey olduğunu tahmin edebilirsin sevgili okur! Yıllarca diyetlerle 3-4 kilodan fazlasını verememiş biri olarak, bunu başardıktan sonra yapılabildiğini görmüş olmak harika bir his. Son günlerde aklımdaki tek şey ise “keşke şu anda bildiğim bazı şeyleri daha önceden biliyor olsam bu kadar yıl fazla kilo ile yaşamak zorunda kalmazdım” oldu. İşte bu yüzden bu yazıyı yazmak istedim.

Bana en çok sorulan soru nasıl kilo verdiğim. Ama insanların ben daha soruyu cevaplamaya başladığımda sıkılmaya başladıklarını hissedebiliyorum. Çünkü bana da öyle olurdu! Ne zaman bir arkadaşım kilo verse, “nasıl başardın, bu harika” derdim ve anlattıkları çok mantıklı da olsa, “ah ben bunları yapamam ki” diye düşünür ve darlanırdım.

Tam da bu yüzden bu yazıda sana genelde o konuşmalarda bahsedilmeyen şeyleri anlatmak istiyorum. Çünkü zayıflamak için yapmamız gerekenleri aşağı yukarı hepimiz biliyoruz ama zayıflamaya nasıl motive olacağız ya da diyet sırasında nasıl motive kalacağız işte onu bilmiyoruz. Bence teknik detaylardan falan çok daha önemli olan kısım bu. Yoksa sabah öğlen akşam ne yiyeceğiz hepimiz biliyoruz değil mi? Ya da neleri yememeliyiz sağolsun Canan Karatay bağıra çağıra anlatıyor. 🙂

İşte bundan birkaç yıl önce keşke bilseydim dediklerim, umarım kilo vermek isteyen, ya da bir hedefi olan herkes için faydalı olur.

HEDEFE KİLİTLEN

Bir şeye karar verdiğimizde neden bunu uygulamamız bu kadar zor? Pazartesi başladığımız diyeti neden Cumartesi gecesi birden bırakıyoruz? İstediğimiz bir şeyi kendimize yaptırmak neden bazen imkansız görünüyor? Bu soruları kendine sorduğun zaman ne yanıt alıyorsun bilmem. Ama ben gerçekten umutsuzluğa kapıldığım bir noktadaydım. Ve bir karar vermem gerekiyordu. Uygulayabileceğim, sürdürebileceğim bir karar vermem gerekiyordu. İrademi güçlendirmem lazımdı. Kilo verememek beni gerçekten mutsuz ediyordu. İşte bu noktada şöyle bir karar verdim: Kendime son bir şans verecektim. Ve sadece ama sadece buna odaklanacaktım. Eğer her şeyimle deneyip birkaç ay sonra yine başarısız olursam artık vazgeçecek ve kendimi böyle kabullenecektim. Balıketi olmayı kabullenebilirim, sadece son kez deneyeceğim dedim. Ama diğer seferlerden farklı olarak yaşamımın odağına bunu koydum ve “diğer her şeyi” ikinci plana attım. Hayatınızdaki bazı şeyleri göz ardı edeceğiniz için  bu size bencilce gelebilir ama bir şeyi tamamen ona odaklanmadan başarmak çok zor.

KENDİNİ KABUL ET

İlk yaptığım iş ne olursa olsun gardırobumda üzerime olmayan ve sevmediğim şeyleri vermek oldu. Çünkü zayıflayacak da olsam artık birçoğunu eski hayatıma ait hissettim ve amacımı onlara sığabilmek değil daha sağlıklı ve mutlu olmak olarak belirledim. Kendimi sevmeye, beğenmeye, kendimle kilo vermeden de barışmaya ve bedenimi mevcut haliyle sevmeye karar verdim. Bazılarımız için en kolay bazılarımız için en zor kısmı bu. Ama yoga ve meditasyon bana çok yardımcı oldu, denemeni tavsiye ederim. Sonra vücuduma genel olarak daha iyi bakmaya başladım, cilt bakımından tırnak bakımına, saç bakımına kadar her anlamda. Vücudumuzdan harika görünmesini bekleyip ona ilgisiz davranamayız, onu sağlıksız besinlerle besleyip sağlıklı olmasını isteyemeyiz. Ne ekersen onu biçersin deriz ya bu bedenimiz için de böyle. Ben de kendimi kişilik olarak da fiziksel olarak da olduğum gibi kabul ettikten sonra, hem zihinsel hem de fiziksel olarak kendimi iyileştirmeye yöneldim. Kendini kabul etmekle ilgili en doğru benzetme kendi kendinin en iyi arkadaşı olmak. Nasıl ki en iyi arkadaşını her şeyiyle kabul edersin, kendini de işte öyle kabul edeceksin, bu kadar basit. 🙂

KİMSENİN ANLAMASINI BEKLEME

Diyete başladığını kimseye söylemene gerek yok. Çünkü üzerine ne kadar az dikkat çekersen o kadar iyi. Benim gibi sürekli diyete başlayıp bırakan biriysen kimse sonuna kadar gideceğine inanmayacaktır. İnanmalarına gerek yok, sen kendine inan yeter. Ve kimseden destek bekleme. En yakınların, en sevdiklerin bile sana bir dilimden, bir yudumdan bir şey olmaz diyecek. Buna hazırlıklı ol. Bu senin yolculuğun. Eğer o bir dilim sana diyeti bozdurmayacaksa ye ama iradeni zayıflatacağını düşünüyorsan hayır demeyi öğren. En önemlisi bu süreçte kimseden anlayış bekleme, çok yavaş ilerleme kaydedebilirsin ve senin gramlarla savaşın kimseyi senin kadar heyecanlandırmayacak. Bir de 3-4 kilo verince durmanı söyleyenler, böyle iyisin diyenler, çok aç kalıyorsun diyenler olacak. Onunla nasıl doyuyorsun diyenler olacak. Sen sağlıklı beslenmeye ve yaşamaya odaklan. Kimse senin neyi neden yaptığını anlamak zorunda değil. 🙂

MUTLU HİSSETMEK

Kilo vermek zor bir süreç. Üstelik tam zamanlı bir işin varsa daha da zor. Evli ve çocukluysan daha da zor olabilir, ama bunlar başarmana engel değil. En önemlisi genel olarak her şeye olumlu bakmaya başlaman. Her şeyin iyi yanını görmeye çalışman. Geçmiş dargınlıklarını, geçmişte yaşadıklarını bir kenara bırakman. Her güne mutlu başlaman önemli. Bunu nasıl başarırsın işte o sana bağlı. Çünkü hepimizi mutlu eden şeyler farklı. Eğer yemek yiyerek mutlu olduğun için kilo aldıysan (benim gibi), yemek yemeden mutlu olmanın bir yolunu bulman gerekli. Seni mutlu eden küçük şeyler ve aktiviteler bulman gerekli. Bu aktiviteler hareket edip kilo vermeni de sağlıyorsa işte bu harika! Farklı şeyler denemek gerekiyor bazen ama hoşuna giden bir şeyler çıkacağına eminim.

HAZIRLIKLI OL

Sürdürülebilir bir diyetin en önemli kısmı planlamadan geçiyor. Gittiğimiz her diyetisyen bize bir liste veriyor ama diyetin en can sıkıcı kısmı o listeye uygun yemekleri bulabilmek. Sağlıklı yiyecekler bulmak, seçmek, almak, pişirmek…hele de benim gibi yemek pişirme konusunda çok başarılı ve istekli değilsen çok zor gelebilir. Son zamanlarda özellikle Youtube ve Instagram’da ve fitness bloglarında “meal prep” diye bir tabir çok kullanılır oldu. Bu aslında öğünleri önceden hazırlamaktan ibaret. 3-4 günlük planlamayı yapıp, pişirip kaplara koyup saklıyorsun. İşe de yemeğini evden götürüyorsun. Dışarıda “asla” evden götürdüğün kadar diyetine uygun yiyecekler bulamayacaksın. Onun için bunu en azından belli bir süre denemeni öneririm. Hem düşük maliyetli, hem sağlıklı, hem de ne yiyeceğim stresi yaşatmıyor. Ara öğünlerin de yanında olacağı için hiç aç kalmadan zayıflıyorsun. Dışarıda hiç mi yemeyeceksin, tabii ki yiyeceksin ama ilk başlarda ne kadar az dışarıda yersen o kadar iyi. En güzeli yemek davetlerine de tok gitmek, ve orada maden suyu ve yeşil salata ile geçiştirmek. Son olarak yanında taşıyabileceğin minik bir su termosu olsun. İnan bir günde yeterince su içtiğinde ne kadar az acıktığını görünce şaşıracaksın.

GELİŞME GELİŞMEDİR

Başarının anlamı ona ne yüklediğimize bağlı. Benim için her şeyden önce yıllar sonra kilo verebilmiş olmak, bir şeye odaklandığım zaman gerçekten ne kadar iradeli ve güçlü olduğumu görebilmekti asıl başarı. Fazla kilomdan utanmamayı, onunla ilgili bir şeyler yaptığım için kendimle gurur duyabilmeyi de bir başarı sayıyorum. Ve en nihayetinde en savunmasız olduğum konuda bir profesyonel den (PT*) yardım almaya karar vermiş olmam da bence bir başarı. Çünkü hayatta her şeyi tek başımıza başarmak zorunda değiliz. Son aylarda kendimde gördüğüm bu olumlu gelişmelere baktığımda hayatıma aynada gördüğüm farktan çok daha fazla değer kattıklarını görüyorum.

DAHA YENİ BAŞLIYORUZ

Kilo vermekle ilgili en zor kısım ve sana kimsenin nasıl yapacağını anlatmadığı son şey, tekrar kilo almamak için ne yapman gerektiği 🙂 Maalesef eski alışkanlıklarına dönersen, eski kilona da çok kısa zamanda dönmen kaçınılmaz. O yüzden, istediğin kiloya vardığında kavuştuğun bu harika bedene iyi davranmaya ve iyi bakmaya devam et. Sağlıklı beslen, spor yap, onu en iyi durumda ve teslim aldığın şekilde korumaya niyet et.

Arada kaçamaklar olacaktır elbette, ama seni sağlıklı yaşama yolundan alıkoymayacak duraklar olsun o kaçamaklar. Ve sen yoluna daha sağlıklı ve mutlu bir bedenle devam etmenin mutluluğunu yaşa. Benim yeni hedefim kalan son 3 kiloyu verip vücudumdaki yağ oranını sağlıklı seviyeye düşürmek. Bir de, bu güne dek yaz tatillerinde yüzmek dışında hiçbir spor yapmamış birisi olarak, ölmeden önce hayatımda sahip olduğum en fit vücuda kavuşmayı kendi kendime söz verdim. Bu yüzden kilo hedefime vardıktan sonra da fitness ve sağlıklı beslenme hayatımda yer almaya devam edecek.

Bu yazının sonuna geldik. Buraya kadar sabırla okuduysan sana teşekkür ederim. Benim için uzun zamandır yazdığım en anlamlı şey oldu. Kilo verme yolculuğumda sona yaklaşıyorum ama sağlıklı yaşam yolu yeni başladı sayılır. Sana da seçeceğin yolda, ne olursa olsun, mutluluklar dilerim sevgili okur. Tartıda gördüğün rakam dahil, hiçbir şeyin senden ve mutluluğundan önemli olmadığını hep hatırlayarak, sağlıklı ve mutlu kal!

*PT (Personal Trainer): Ne kadar tavsiye etsem az, belki de kilo vermeyi bunca yıl sonra başarmamda en büyük katkıya sahip kişiye de buradan bir kez daha teşekkürler. Hala çalışmaya devam ediyoruz ve @ptkulupzayiflama ile tanıştığım gün için hep minnet duyuyorum. İyi ki varsınız. İlgilenenler ve gerçekten kilo vermek isteyenler Instagram sayfalarını inceleyebilir ve iletişim bilgilerini alabilir.